İlçe Tarihi

İlçemizin ne zaman ve kimler tarafından kurulduğu kesin olarak bilinmemektedir. M.Ö. 2000 yılları ile M.Ö. 1000 yılları arasında Anadoluda yaşayan Etilerin sınırları, batıda Ege Denizinden doğuda Erzuruma uzanmaktaydı. Koyulhisar o zamanlar Eti İmparatorluğu sınırları içerisinde yer alıyordu.

    Etiler döneminde ilçemiz Kolonya ismini taşımakta ve bugünkü Koyulhisar ile Suşehri ilçesi arasındaki Hanlar denilen (Yemişli) mevkideydi. Bugün o dönemden kalan Hanların kuzeyinde bir kale, güney kısmında Aydınlar köyünün batısında bir höyük bulunmaktadır. Fakat bu bölgede heyelan ve toprak kayması tehsi bulunduğundan kazı çalışmaları yapılamamıştır.
    
Şehir sonradan yer değiştirerek bugünkü ilçe merkezinin 3 km kuzeyinde Akpınar denilen yerde kurulmuştur. Akpınarda kesme taştan yapılmış saray kalıntısı, Akpınarın kuzeyinde Kayalar mevki ile batısında Mezarlık Deresi denilen yerlerde halen Müslümanlara ait olmayan mezarlar, Akpınarın doğusunda ise Müslümanlara ait mezarlar (Ağ Mezarlık) bulunmaktadır.

    Anadolu; Etilerin, Friglerin, Kimmerlerin ve Medlerin yıkılmalarından sonra Perslerin istilasına uğramıştır. Makedonya Kralı Büyük İskender Persleri Anadoludan atarak Hindistana kadar uzanan büyük bir imparatorluk kurmuştur. İskenderin ölümünden sonra generallerinden Selevkos, Orta, Kuzey, Güney ve Doğu Anadolunun tamamına hakim olmuştur. Selevkosların devleti Romalılar tarafından yıkılarak Romaya bağlanmıştır. M.Ö. 280 yılında Trabzonda Pontus Krallığı kurulmuş ve Pontus Kralının 8. Mitridates Dionizos Niksar, Koyulhisar ve Şebinkarahisarı M.Ö. 120-63 yıllarında işgal etmiştir. Ölümünden sonra Romalılar, Pontuslara ait bütün toprakları nüfuzları altına almışlardır.

İlçemiz Kurtuluş Savaşında işgal görmemiş olduğu halde şehitliği olan Orta Anadolunun ender yerleşim merkezlerinden birisidir. 1916-1917 yıllarında Rus Orduları Doğu Anadoludan yurdumuza girip Erzincan ile Suşehri arsındaki Çardaklı Mevkiine ilerledikleri zaman cephe gerisinde askeri hastane Koyulhisara kurulmuştur. Cepheden gelen yaralı Mehmetçiklerden şehit olanlar için ayrı ayrı mezarlar kış şartlarının ağır olmasından dolayı açılamadığından; askerler açtıkları hendeklere şehitlerimizi beşer-onar defnetmişlerdir. Şehitlerimizin ilçe topraklarında yattıkları bu mezarlık 1971-1972 yılında o zamanki Askerlik Şube Başkanı olan Binbaşı Ekmeleddin Yalçın Bey tarafından Kara Kuvvetleri Komutanlığımızdan temin ettiği ödenekle Şehitlik inşa edilmiştir. 1916-1917 yıllarında Rusların Erzincan Çardaklı Mevkiine kadar geldiklerinde Koyulhisar halkının tarihe geçecek bir fedakarlığı olmuştur. 98 ton yiyecek maddesini ilçemiz halkı sırtlarında Suşehrine 24 saat gibi kısa bir sürede taşımışlardır. Koyulhisarlıların bu fedakâr davranışına General Fehim Paşa teşekkür konuşması yapmıştır. Koyulhisarlıların yaptıkları bu büyük hizmete karşılık olarak devlet, büyük mali sıkıntıların içinde iken Türk Ordusunun Koyulhisar halkına şükran borcu olarak bir anıt çeşme yapılmıştır.

İlçemizin adının kaynağı hakkında ise çeşitli söylentiler vardır. Koloneia, Kule-Hisar, Koyulu-Hisar gibi isimlerin yanı sıra batılı kaynaklardan da Kaili-Hisar, Kuili-Hisar şeklinde geçmektedir. Türkler Anadoluya yerleşmeden önce ise ilçemiz Trabzon Rum İmparatorluğuna bağlı olup; ismi Kolonya idi. Selçukluların XV. asır ortasından itibaren de Osmanlı hakimiyetinde bulunan ilçemizin o zamanki adı ise Muşaz dır.
Eğriçimen yaylası çevresinde Etiler devrine ait bazı kalıntılar bulunarak, eserler Müzeler Müdürlüğüne intikal ettirilmiştir.





İlçe ile ilgili geniş kapsamlı bilgiyi     http://www.koyulhisar.bel.tr      adresinden alabilirsiniz....